Yıl 2017 aylardan Ağustos. Yıllar önce büyük bir hevesle başladığım bankacılıktan öyle sıkılmış, öyle nefret etmişim ki içimdeki yaratıcı ruhu dışarı çıkartmak için birşeyler arıyorum kendimce. Sanki bir kabuğun içinden çıkmaya çalışan bir kuş gibi kabuğumu kırıp kanatlanmak istiyorum. İşte tam da burada başladı benim hikayem. Bankacılığın B'sinden Betoniche'nin B sine terfi etmemin keyifli hikâyesidir bu birazdan anlatacaklarım.
Bankacılığın o sıkıcı rutin ve stresli halinden kendimi bir nebze de olsa sıyırmak istiyordum. İnternette yabancı bir sayfada betondan yapılan saksı ve mumlukları gördüm ve resmen aşık oldum. Yıllarca her birimiz betonun o soğuk gri haline hep bakıp durduk ama hiç aklıma gelmezdi o soğuk grinin beni kendine aşık edeceği. Rengi, tarzı, dokusu, duruşu tam anlamıyla benim aradığım dekorasyon şekliydi. Hemen internetten nasıl yapılacağına dair araştırmalara başladım. Beni bilen bilir, araştırmacı gazeteci halim meşhurdur. Uzunca bir araştırma ve öğrenme sürecinden sonra artık uygulamaya geçmeye hazırdım. Ama o zamanlardan bu zamanlara gelişim hiç de kolay olmadı. Doğru formülü bulma, günlerce haftalarca yapılan denemeler, çoğunlukla başarısız sonuçlar, kırılan onca ürün, verilen onca emek...
Doğru formülü bulduktan ve artık kusursuz ürünler çıkartmaya başladıktan sonra sıra bunları sizlerle buluşturmaya gelmişti. İsim bulmak işin en zor kısmı idi. Sonrasında her şey yavaş yavaş yerine oturmaya başladı. Yeni şeyler yaptıkça gelişiyor, yaptıklarım beğenildikçe mutlu oluyor ve daha iyisini yapmak için var gücümle çalışıyordum.
Bir süre sonra baktım ki gerçekten hobi olarak başladığım bu iş, benim asıl yapmak istediğim iş haline gelmiş. Kader de öyle benden yanaydı ki, bankacılık en olmasını istediğim şekilde beni bıraktı ve ben ait olduğum yere betonlarıma sarıldım. Kuş kabuğunu kırmış ve özgürlüğe kanat çırpmaya başlamıştı çoktan...
Şimdi böyle keyifle anlatıyorum ama sanmayın ki her şey bu kadar kolaydı. Kurumsal bir yapıdan ayrılıp bu işe girmek yakın çevrem tarafından çok da keyifle karşılanmadı. Belki de haklılardı, hiç bilmediğim bir işe girmiştim, kazancımın ne olacağı belli değildi. Ama unuttukları bir şey vardı, ben bir şeyi gerçekten yapmak istersem yapardım, hem de en güzelini... İçimdeki sabır, hırs, üretme aşkı ve cesaret beni o günlerden bu günlere getirdi.
Umarım yazımın bir cümlesi bile içinizde bir yerlere dokunmuş ve yol olmuştur. Unutmayın, kadın isterse her şeyi başarır yeter ki içinizdeki o umudu hiç kaybetmeyin...
Betoniche'den sevgilerle...